Category Archives:Uncategorized

Hamiline Yazılı Çekler

46/2011 Poliçeler (Değişiklik) Yasası nın 3. maddesi esas yasanın 3. maddesinde yer alan hamiline ibaresini çıkarmak suretiyle mezkur maddeyi aşağıdaki şekilde değiştirmiştir.

Poliçenin tarifi 46/2011 (1/1/2013) 3. (1)
Bir poliçe, bir kişi tarafından başka bir kişiye yazılı olarak hitap eden, ve veren kişi tarafından imzalanmış, ve muhatabından ilk talepte veya saptanmış veya saptanabilen ileri bir tarihte, para olarak belli bir miktarı, belirlenmiş bir kişiye veya emrine ödenmesi isteminde bulunan koşulsuz ve kesin bir emirdir.

Yukarıda atıfta bulunulan maddeden de anlaşılacağı üzere, bir poliçe belirlenmiş bir kişiye veya emrine ödenmesi isteminde bulunan koşulsuz ve kesin bir emirdir. 46/2011 sayılı Yasanın 13. maddesi mezkur maddenin 01 Ocak 2013 tarihinden başlayarak yürürlüğe girdiğini açıkca belirtmektedir. Başka bir deyişle, mevcut yasal mevzuat uyarınca hamiline yazılı çekler geçersizdir ve/veya yasaya uygun değildir.

Yapılandırma Yasası

12/2013 sayılı Borç İlişkilerinden Kaynaklanıp Tahsili Geciken Ve/Veya Tahsil Edilemez Hale Gelen Borçların Ekonomik İyileştirme Kapsamında Yeniden Yapılandırılması (Geçici Kurallar) Yasası oy birliği ile meclisten geçirildikten sonra KKTC Cumhurbaşkanı’nın onayı ile 8 Nisan, 2013 tarihve 54 sayılıResmiGazetedeyayımlanıpyürürlüğegirmiştir.

Mezkur yasanın 3. Maddesi yasanın amacını,tüm gerçek veya tüzel kişiler ile bankalar veya kredi sağlayıcıları arasında bulunan borç ilişkilerinden kaynaklanıp, tahsili geciken ve/veya  tahsil edilemez hale gelen ve bu sebeple alacaklı tarafından hakkında yasal takip başlatılmış veya Mahkeme hükmü alınmış veya 31.03.2013 tarihi itibariyle donuk alacak kapsamına alınmış veya Tebliğe göre alınması gereken olup hakkında yasal takip başlatılmamış veya işbu Yasası tahtında yeniden yapılandırma yapmış borçları ve kredi kartı kullanımından doğan borçlar da dahil tüm borçları yeniden yapılandırmak olarak belirtmektedir.

Ancak mezkur yasa Kıbrıs Türk Barolar Birliği ve Bankalar Birliği başta olmak üzere birçok kesim tarafından hukuka ve Anayasaya aykırılık sebebiyle, tepki toplamıştır.

12/2013 sayılı Yasayı inceleyecek olursak, mezkur yasa tahtında başvuru yapacak olan borç hamilleri ve/veya yetkili vekilleri ve/veya kefilleri işbu yasanın yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 4 ay içerisinde banka ve/veya kredi sağlayıcısına borcun yeniden yapılandırılması talebiyle, yazılı başvuru yapmaları gerekmektedir.

Borçların yapılandırılmasında, 31.03.2013 tarihine kadar ilk kez donuğa düştüğü veya Tebliğe göre ilk kez donuğa düşmesi gerektiği tarihteki meblağ esas alınır. İlk kez donuğa düştüğü tarihteki borç meblağı hesap edilirken, ilk kez donuğa düştüğü tarihten sonraki faiz ve diğer masraflar dikkate alınmaz ve borç meblağının ait olduğu yıl esas alınarak, aşağıda belirtilen yasaya ekli Cetvelde düzenlenen katsayı ile çarpılması ve varsa borç ile ilgili hüküm ve/veya yasal takip nedeniyle doğan dava masrafları da eklenerek bulunacak olan rakamdan varsailk kez donuğa düştüğü tarihten sonraki ödemelerin de düşülmesi suretiyle, 1 Nisan 2013 tarihi itibariyle yapılandırılmış borç miktarı belirlenir.

Ancak, çok tartışmalı olan ve dikkat edilmesi gerekenhusus mezkur yasanın 5. Maddesinin 3. Fıkrasıdır ki mezkur fıkra kişinin yapılandırma talebinin banka ve/veya kredi sağlayıcısı tarafından kabul edilmemesi halinde, yargı yolunun açık olduğunu belirtmektedir. Mezkur fıkradan müracaatın banka ve/veya kredi sağlayıcısı tarafından kabul edilmemesi halinde, başvuru sahibinin Mahkemeye başvurarak, başvurunun yasal yolla kabul edilebileceği yorumuna varabiliriz. İlk nazarda, bu hususun herhangi bir sorun teşkil etmediği gözükse dahi, halihazırda borçlu aleyhine alınan hükmün geçersiz kılınacağı anlamına gelmektedir. Böyle bir durum, KKTC Anayasası’nın  136. Maddesinin 3. Fıkrasına (Yasama ve Yürütme organları ile Devlet Yönetimi makamları, mahkeme kararlarına uymak zorundadır.  Bu organ ve makamlar, mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez) aykırılık oluşturur.

Devamla, mezkur yasanın 13(1) maddesi, borç hamillerinin ve/veya yetkili vekillerinin ve/veya kefillerin, bu Yasanın 5’inci maddesine uygun olarak banka ve/veya kredi sağlayıcısına müracaat etmeleri halinde yasa gereğince belirlenecek 1 Nisan 2013 tarihli yeni borç miktarı ve bu Yasa kuralları çerçevesinde  bu borca uygulanabilecek faiz oranı ile ilgili bu Yasa kuralları tahtında borcun ödenmesi için tanınması gereken ödeme süresi ve miktarları ile ilgili alacaklı lehine hüküm vermeye hazır olması halinde alacaklı bu kurallar çerçevesinde hüküm almak için gerekli davayı açar demektedir. Borçlu, aleyhine hüküm alınmasına razı olduğunu belirten yazılı beyannamesini banka ve/veya kredi sağlayıcısına vermesi halinde, bu fıkra amaçları bakımından alacaklı lehine hüküm vermeye hazır olmuş sayılır.

Daha da önemlisi, yukarıdaki belirtilen maddenin 2. Fıkrası ise borçlu aleyhine yukarıda belirtildiği şekilde mahkeme hükmü verilmesi ile birlikte borçlu aleyhine bu borçla ilgili varsa önceden verilmiş olan mahkeme hükümleri yerine getirilmiş sayılır demektedir.

Mezkur fıkra açıkça halihazırda Mahkeme tarafından önceden verilen bir hükmün, işbu yasa altında alınacak başka bir hükümle tatmin edileceğini belirtmektedir. Bu husus hem hukuka hem de Anayasaya aykırıdır.

Mezkur yasa ilaveten, yapılandırılmış borca Türk Lirasında ve/veya dövizde Türk Lirası karşılığı  50.000.-TL (Elli Bin Türk Lirası)’nı aşmıyorsa beş yıla, bunun üzerindeki miktarlar için dokuz yıla kadar aylık taksitlerle ödenecek şekilde borçlunun talebi doğrultusunda dokuz yıla kadar ödeme planına bağlanabileceğini belirtmektedir.

İşbu yasa tahtında yapılandırılmış borca uygulanacak faiz ise mezkur yasanın 16. MaddesindeNisan 2013 tarihinden itibaren ilgili bankanın ve/veya kredi sağlayıcısının kredilere uyguladığı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Merkez Bankasına bildirdiği en düşük cari kredi faiz oranı olarak belirlenmiştir.

Ayrıca, mezkur yasa işbu Yasanın uygulanması esnasında çıkan sorunları gidermek, taraflar arasında çıkan sorunları, yapılan itirazları ve şikayetleri değerlendirerek kalıcı çözümler bulabilmek için taraflarla görüşmek ve uzlaşı sağlamak amacıyla dört üyeli bir Hakem Heyeti oluşturmuştur.

Çok tartışmalı olan diğer bir husus ise Hakem Heyetinin kararlarının bağlayıcı olduğudur. Her ne kadar da, mezkur yasa Hakem Heyeti kararlarına karşı yargı yolunun açık olduğunu belirtse de, Hakem Heyetinin vereceği kararların bağlayıcı olması, banka ve/veya kredi sağlayıcısının, başka bir deyişle alacaklının daha önce almış olduğu mahkeme kararının idari bir işlemle (Hakem Heyeti’nin kararıyla) geçersiz kılınması anlamına gelir ki bu da, Anayasa aykırı bir durumdur.

Son olarak belirtilmek isterim ki, Kıbrıs Türk Barolar Birliği, “Borç İlişkilerinden Kaynaklanıp Tahsili Geciken ve/veya Tahsil Edilemez Hale Gelen Borçların Ekonomik İyileştirme Kapsamında Yeniden Yapılandırılması Yasası’nın iptali için ………. tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştur.

 

CETVEL
(Madde 5)

Borçların Yeniden Yapılandırılmasında Kullanılacak Katsayılar

Türk Lirası Döviz
Dönem Katsayı Dönem Katsayı
≤ 2001 4,50 2001 2,00
2002 4,20 2002 1,80
2003 3,50 2003 1,70
2004 2,80 2004 1,52
2005 2,50 2005 1,44
2006 2,25 2006 1,36
2007 1,95 2007 1,28
2008 1,70 2001 1,20
2009 1,50 2009 1,16
2010 1,30 2010 1,12
2011 1,20 2011 1,11
2012 1,12 2012 1,06
2013(Her ay için) 1,01 2013(Her ay için) 1,005